6
2010
Hüzün…
Benim adım, hüzün… Bazen bir orman yangınında, bazen de sevimli bir kuşun hayatının sonundayım. Her ağıtın başındaki büyük harf ve sonundaki noktayım. Her savaşta, verilen her kayıpta benim bir fidanım dikilir. Ben hüzünüm; Bir çift güzel gözün pınarlarından süzülen iki damla gözyaşıyım bazen. Türkuaz renginde iki küçük alev topu gibi… Sıcaklığım rahatlatırken ıslaklığım ürpertir hüzünlü yürekleri. Bahara merhaba diyen papatyanın kokusu sinmiştir üzerime. Yanaklarından aşağı süzülürken insanlar avuçlarındaki kuşun kalp atışı gibi hisseder beni… Hani [...]

An article by seyhmus