Hayat Sınavı
Posted by seyhmus on Şub 13, 2012 in Günce | 0 comments
“Hayat bu sevgilim, çoktan seçmeli…” diyor bir şair. Ne kadar da güzel özetliyor değil mi hayatı? Seçimlerimizle, vazgeçmelerimizle, kararlarımız ve tavırlarımızla tam bir sınav değil midir hayat sevgili dostlar? Doğduğumuz andan itibaren kendimizi her sorusunda yepyeni şeyleri öğreneceğimiz bir sınavın içinde bulmuyor muyuz?
Buluyoruz tabii. İlk sorusu ‘anne’ nasıl denir; ikinci sorusu nasıl emeklenir ve üçüncü sorusu da nasıl ayakta durulur olan bir sınavı sorumlu geçecek olan öğrencileriz hepimiz. Hayatta kaldıkça hayat sınavında da soruların çoğu zaman kolaydan zora doğru sıralandığını fark ediyoruz giderek. Ve diğer sınavlardan bir farkı da istediğimiz sorudan başlayamamak olsa gerek diyoruz. Ve öğreniyoruz ki sınavın kaç soru olduğu, ne zaman biteceği belli olmuyor.
Ardı arkası kesilmeyen sorulardan aşkı öğreniyoruz; nezaketi, saygıyı, nefreti, intikamı, hırsı… Sınavın en güzel sorularından ikisini de çözüyoruz zaman geçtikçe: Gözyaşı dökmeyi ve gülücükler saçmayı.
Bir süre sonra ‘ailem için bir şeyler yapmalıyım, ama ne?’ sorusuyla karşılaşıyoruz. Ve kalemi atıp sınavı terk eden zavallıları -ki bunun hayattaki karşılığı intihar-, ve sınavı bitip sınav yerini terk edenleri gördükçe; annemizin ve babamızın saçlarındaki aklar ve yüzlerindeki çizgiler iyice belirginleştiğinde ansızın şu soru geliyor: ‘kendim için neler yapmalıyım?’
İşte bundan sonra asıl çoktan seçmeli soru(n)lar başlıyor Birinde hayat arkadaşımızı, birinde hayatımızın geri kalanında yapacağımız işi seçiyoruz. Bazen öyle soru(n)lar çıkıyor ki karşımıza, nefrete karşı sevgiyi, küçümsenmeye karşı affetmeyi seçiyoruz.
Sınav böyle birini seçerken çoğundan vazgeçerek sürüyor işte. Ve ne oluyor biliyor musunuz? Sınavın sonu yaklaştıkça biz onu daha çok seviyoruz. Bitmesin istiyoruz. Çünkü hiçbirimiz son soru ‘acı’ olsun istemiyoruz…
The Cave (Mumford & Sons)
Posted by seyhmus on Eyl 28, 2011 in English | 0 comments
Another nice song? Yeah, i think it’s song listening time…
Devamını Oku...
My Beautiful Friend
Posted by seyhmus on Eyl 27, 2011 in English | 0 comments
You made me laugh when I cried so hard
You gave me bracelets to cover my scars
You held me close when I was so cold
You offered a comforting hand to hold
You picked me up whenever I fell
You showed me heaven when I was blinded by hell
You answered my calls in the darkened night
You gave me the reasons to hold on and fight
You rescued me when I was drowning in pain
You placed me back on the right path again
You loved me forever and stayed by my side
You entered my heart as an angel to guide
You may not be with me so much anymore
But I know you will leave open a beckoning door
I miss you so much but I’ll fight till the end
I love you so much my Bestest friend
Dünyanın En Zor Oyunu
Posted by seyhmus on Eyl 27, 2011 in Günce | 2 comments
Değerli okurlar, işte size çok basit görünümlü ama sürükleyici ve eğlenceli bir oyun. Dünyanın en zor oyunu olarak da bilinen bu oyunun adı: Snubby Land. Yön tuşlarıyla kırmızı kutuyu hareket ettirip mavi toplara çarpmadan ve oyunda karşılaşacağınız bazı eşyaları da toplayarak hedeflenen noktaya gitmek yapmanız gereken tek şey. Tabii bunu yaparken en az sayıda can kaybetmeye dikkat etmeniz gerekir. İkinci versiyonu 20 yeni bölümle piyasaya çıkan bu oyunu son kayıtlara göre dünyada sadece 9 kişi bitirebilmiş…İşte Dünyanın En Zor Oyunu Snubby Land:
Devamını Oku...Biraz ve Belki
Posted by seyhmus on May 22, 2011 in Günce | 0 comments
Küçük bir kız var odamda. Kahverengi saçları omuz hizasında duran, boyuna göre biraz tombik bir kız.
İnatla cızırdamasına rağmen radyodan çektiği Spice Girls şarkısı ile aynanın karşısında dans ediyor. Elinde mikrofon niyetine tuttuğu deodorant şişesi, ayağında annesinin topuklu ayakkabısı her şeyden uzak şarkıya dili döndüğünce eşlik etmeye çalışıyor.
Az önce okulundan eve gelmişti. Anahtarı ile kendisi kapıyı açtı, henüz formasını çıkarmadan mutfağa koştu ve dolaptan çikolata kaptı. Çok sevdiği Zeyna isimli diziyi açtı ardından odasına geçip. İşaret parmağını yanağına dayadı her zamanki gibi. Gamzesi olsun istiyordu. Tüm dizi boyunca parmağıyla yanağına bastırırsa bir gün gamzeye sahip olacağını sanıyordu. Bunun yanı sıra küçük kıza gülmek hiç
Devamını Oku...Çok Şey Borçluyum
Posted by seyhmus on May 11, 2011 in Günce | 1 comment
Bugün güzel bir gün, ve özel; çok özel. Bugün benim hayat felsefemin doğum günü. Hayata bakışımın şekillenmesi; insanları tanımamın, onlara değer vermemin ölçütü yıllar önce bugün dünyaya geldi. Yalnız hissettiğimde yanımda olan, yanlış hissettiğimde doğruyu bulduran hayatta benden istediği şeyi sorgusuz sualsiz ve tereddütsüz yapacağım tek kişinin doğum günü.Bugün asoizm’in kurucusu Samet Abi’min doğum günü.Nice mutlu, nice güzel, nice bitlikte geçireceğimiz yıllara…Sana o kadar çok şey borçluyum ki çok şey borçluyum dediğimde bile hiçbirşeyi ifade edemediğimi biliyorum. Şunca kelimeyi yazabilme yeteneğini bile sekiz yıl önce bir haziran günü senden öğrendim. Hiçbir zaman gösteremediğimiz sevginin belki bir parıltısı düşer de şu satırların arasında üzerindeki hakkımız biraz daha hafifler.İyi ki doğdun, iyi ki çocukken düştüğün o kuyudan çıkıp dünyanda bana da yer verdin. Teşekkür ederim…
Devamını Oku...UNIX TÜREVİ İŞLETİM SİSTEMLERİ
Posted by seyhmus on May 7, 2011 in Çalışmalar | 0 comments
UNIX sistemlerinin en önemli çeşitlemelerinden biri Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nde oluşturulan CSRG (Computer System Research Group) tarafından geliştirilmiş olan BSD (Berkeley Software Distribution) sistemidir. BSD’nin öyküsü AT&T UNIX’in 1974 yılında Kalifornia Üniversitesi’ndeki PDP 11 makinalarına yüklenmesiyle başladı. Böylece buradaki araştırmacılar UNIX’le tanışarak onu inceleme fırsatına buldular. BSD’nin ilk versiyonu AT&T UNIX’e bazı modüllerin monte edilmesiyle oluşturulmuştur. BSD ancak 1983’te bağımsız bir işletim sistemi niteliğine kavuşmuştur. BSD sistemleri daha sonra PDP makinalarından VAX makinalarına aktarıldı. 1980’de oluşturulan 4 numaralı versiyonda (4BSD) çeşitli yenilikler eklendi. 4 numaralı versiyonu 1981’de 4.1, 1983’te 4.2 ve 1986’da da 4.3 izledi. BSD sistemlerinin en gelişkin versiyonu 4.4’tür. 1994’te 4.4BSD iki farklı versiyonla çıktı. Bunlardan biri hiç AT&T kodu içermeyen ve özgürce dağıtılabilen 4.4BSD-Lite versiyonu, diğeri ise AT&T kodu
Devamını Oku...
iletişim